|
|
|
Dökülme
TipleriNORMAL
SAÇ DÖKÜLMESİ
Doğal olarak,saçlar bir ağaç gibidir. Yılın her mevsimi
dökülür ve her mevsimi tekrardan çıkarlar. bütün saçlar
yaşam döngüsünün sonunda döküldüklerinden, saç dökülmesi
herkeste bir ölçüye kadar normal sayılabilir.
Dinlenme evresinde saçın, köküyle olan bağlantısı gevşer ve
saç soğanı cilt yüzeyine doğru ilerler. Zaman içinde olağan
saç hareketleri, yıkama ve fırçalama vs.`nin etkisiyle saç
kökü daha da gevşer. Bu sürecin sonunda saç teli düşer. Bu
şekilde her gün 100-150 arası saç teli dökülür ve 100-150
arası yeni saç çıkar. Çıkış ve dökülüş arasındaki oranın
değiştiği anda kelliklerde oluşmaya başlar.
Yeni doğan bebeklerin ilk birkaç gününde görülen ani saç
dökülmesi veya hamile bir kadında doğumun hemen ertesinde
görülen yaygın saç dökülmesi de normal saç dökülmesidir.
KİŞİYE BAĞLI SAÇ DÖKÜLMESİ
Kişilerin psikolojik veya organik rahatsızlıkları sonucu
genel veya lokal olarak saç kayıplarını kapsar. Bu
rahatsızlık uzun süreler sürebileceği gibi kısa bir sürede
de gelişebilir. bunların bir kısmı etki eden faktörler
ortadan kaldırıldığında geriye dönebilmekte ama büyük bir
çoğunluğunda ise kalıcı olarak kalmaktadır.
ANDROGENETİK (ERKEK TİPİ) SAÇ DÖKÜLMESİ
Androgenetik saç dökülmesi tüm dünyada erkek ve kadınlarda
en sık görülen saç dökülmesi tipidir. Androjenik saç
dökülmesi veya kellik, ya da erkek tipi saç dökülmesi olarak
da adlandırılır.
Çok eski tarihi belgelerden de anlaşıldığı üzere,
androgenetik saç dökülmesi tarih boyunca insanoğlu için bir
sorun olagelmiştir. Üstelik evrimsel kanıtlar androgenetik
saç dökülmesinin insan ırkının tarihinden de eski bir sorun
olduğunu ortaya koymaktadır; zira evrimsel olarak insana en
yakın canlılar olan orangutan ve gorillerde de androgenetik
saç dökülmesine rastlanmaktadır.
Eski Yunanlı bilim adamları erkek tipi saç dökülmesinin
yalnızca ergenlikten sonra görüldüğünü gözlemlemişlerdir.
Yine, ergenlikten önce gerçekleştirilen kısırlaştırmanın
kelliği önlediğini, ergenlikten sonra yapılan
kısırlaştırmanın ise saç dökülmesini durduramadığını tespit
etmişlerdir. Bunun nedeni saç köklerinin bir kez dahi olsa
androjenlere maruz kaldıktan sonra androjene karşı duyarlı
hale gelmeleridir, ki bundan sonra androgenetik saç
dökülmesini engellemek mümkün olmamaktadır.
Uzun yıllar boyunca androgenetik saç dökülmesinin cinsel
gelişimle bağlantılı, ırsi bir sistemik hastalık olduğu
düşünülmüştür. Ne var ki "modern" tıbbın bu inanışı
yüzyıllar önce Eski Yunanlı bilim adamları tarafından
yapılan, ergenliğe ulaşan herkesin, aile hikayesi ne olursa
olsun kel kalabileceği şeklindeki tespitleriyle
çelişmekteydi. Nihayet günümüzde, genetik bilimindeki
gelişmeler ve erkeklik hormonların kimyası hakkındaki
bilgilerin artması sayesinde androgenetik saç dökülmesinin
temelinde erkeklik hormonlarının genetik olarak hassas
kişiler üzerinde yaptığı etkilerin olduğu çok net olarak
bilinmektedir.
"Erkek tipi saç dökülmesi" olarak adlandırılsa da,
androgenetik saç dökülmesi kadınları da etkileyebilir ve bu,
kadınlarda da en sık görülen saç dökülmesi tiplerindendir.
ALOPESİ AREATA
Saç kıran olarak da bilinen alopesi areata en çok her iki
cinsten genç ve orta yaşlı erişkinlerde görülür. Çoğu vaka
kendiliğinden iyileşir; yani gelip geçicidir ve özel bir
tedavi gerektirmez. Bu hastalığın nedeni tam olarak
bilinmese de, bu saç dökülmesinden, yalnızca saçları
etkileyen bir otoimmün süreç sorumlu tutulmaktadır.
Hastalarda genellikle madeni para büyüklüğünde, yani 2.5
santimetre çapında bir veya daha fazla dairesel alanda saç
dökülmesi görülür bazen de alopesi totale denilen tüm saç
kaybına yol açar. Son zamanlarda bütün bunların altında
psikolojik kökene bağlı etmenlerin olduğu düşünülmektedir.
ANAJEN EFFLUVİUM
Anajen Effluvium radyasyona veya bazı kimyasal maddelere
maruziyet sonrası meydana gelen ani saç dökülmesine verilen
addır.Bu tip saç dökülmesi en çok kanser hastalarına
uygulanan kemoterapi veya radyoterapilerden sonra
görülmektedir. Bu vakalarda saç kökleri dinlenme evrelerini
atlar ve maruziyeti takiben 1-3 hafta içinde ani saç
dökülmesi meydana gelir.
Kemoterapinin neden olduğu Anajen Effluvium çoğunlukla geri
dönüşümlüdür, oysa sebebin radyoterapi olduğu saç dökülmesi
vakalarında geri dönüşüm çok nadirdir.
TELOJEN EFFLUVİUM
Bu tip saç dökülmesi, bazı stres olaylarını takiben meydana
gelir. Ani ve şiddetli stres dökülen saçların sayısında
artışa neden olmaktadır.
Saç dökülmesine neden olan stresin kaynağı doğum yapmak,
hamileliği sona erdirmek, doğum kontrol hapları kullanmaya
başlamak veya son vermek, menopoz öncesi dönem, diyet
ilaçları, bazı duygusal sorunlar vs. olabilir.
Bu olaylar saçın dinlenme evresinde geçirdiği süreyi
kısaltır ve bu evreyi takiben çok sayıda saç dökülür.
YARA NEDENLİ SAÇ DÖKÜLMESİ
Bir deri bölgesinde hasara neden olan fiziksel veya kimyasal
travmalar saç köklerinin iltihaplanmasına bağlı olarak o
bölgedeki saçların da dökülmesine neden olur. Saç köklerine
hasar veren bazı saç hastalıkları da mevcuttur. Bunlar
yıkıcı deri tümörleri, granülomlar, sistemik lupus
eritematosus, skleroderma, kıl kökü liken planusu, saç
kökünün ciddi bakteriyel, viral ve mantar enfeksiyonları (folikülit)
gibi hastalıklardır.
|