Buz Lazer Epilasyon Kanser Riskini Arttırır mı?

30 Aralık 2016 Yorum yapılmamış

buz lazer epilasyon kanser riski taşır mı

Bazı kadınlar için, lazer epilasyon tedavileri pürüzsüz, tüysüz cilt için uygulanabilir olmaktadır. Ancak lazer epilasyon uygulatmak isteyen kişilerin bazı endişeleri olabilir. Bu endişelerden biri ise, buz lazer epilasyon kanser riskini arttırır mı, sorusudur.

Peki, buz lazer epilasyon kanser riskini arttırır mı?

Kanser riski açısından, X-ışınları ve gama ışınları en tehlikeli ve yüksek frekanslı iyonlaştırıcı radyasyon olarak bilinirler. Her iki tip de radon gazı gibi doğal kaynaklardan gelebilir, ancak bunlar da insan yapımı olabilir. Örneğin, nükleer enerji santralleri nükleer enerji için bu radyasyonu oluşturuyor ve CT gibi tıbbi görüntüleme testleri vücudun içindeki bölgelerin resimlerini üretmek için X-ışını kullanıyor. İyonize radyasyon vücuttan geçtiğinde, bir hücrenin DNA’sına doğrudan hasar verebilir ve daha sonra kansere neden olabilir. İyonlaştırıcı radyasyon kadar güçlü olan Food and Drug Administration (FDA), epilasyon prosedürlerinde lazer enerjisinin iyonize olmayan radyasyonu kullanmaktadır.

Bu lazerlerden gelen ışık enerjisi aslında yüzeysel olarak, cilt seviyesinde kalır. Bu lazerler DNA hasarına neden olmaz ve DNA mutasyonlarına yol açmaz. Bu sebeple de kanser meydana gelmez.

Lazer epilasyon tedavisinde kullanılan ışık enerjisinin darbeleri, sadece kıl köklerini ısıtmak ve yok etmek için tasarlanmıştır. Bazı kadınlar üreme organlarının yakınında bulunan alanların tedavisi konusunda endişe etmeye devam etmekle birlikte yapılan araştırmalar sonucu bu gibi risklerin olmadığını ortaya koymaktadır. Kullanılan lazer kıl kökünün derinliklerinin ötesine nüfuz etmez ve iç organlar etkilenmez; doğurganlık için de herhangi bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır.

Lazer epilasyon ne kadar sürer?

İlk seanslar tamamlandıktan sonra kişilerin desteklemek için yılda bir kez yeniden bir seans yaptırması faydalı olabilir. Başlangıçta 6-8 hafta aralıklarla dizilen tek bir seride en az 4-6 seans tavsiye edilebilir. Bir süre sonra, her seans arasındaki süre giderek artar. Bununla birlikte, bu önerilen seans sayısı kişiden kişiye değişiklik göstermektedir ve vücudun farklı bölgelerinde kıl büyümesi olarak kabul edilen alanın diğerlerinden farklı olduğunu belirtmek önemlidir. Örneğin, kıl bacaklarda daha ince, ancak bikini alanında çok daha kalındır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Yukarı Çık